Mekan Durağı | Arar | Bulur|Keşfeder |Yayınlar

Geleneksel El Sanatları | http://mekanduragi.com

Geleneksel El Sanatları

GELENEKSEL EL SANATLARI

 

El sanatları, insanoğlu var olduğundan beri tabiat şartlarına bağlı olarak ortaya çıkmış olup, insanların ihtiyaçlarını karşılamak amacı ile ilk örneklerini vermiştir. Daha sonra gelişerek değişim gösteren el sanatları, ortaya çıktığı toplumun duygularını, sanatsal beğenilerini ve kültürel özelliklerini yansıtır hale gelerek "geleneksel" vasfı kazanmıştır. Geleneksel el sanatlarımız geçmişi günümüze taşıma ve günümüzde yaşatma sanatıdır.
El sanatları, üretildikleri çağa tanıklık eden belgeler olarak, geleceğimize ışık tutan ve geçmişimizle bağlantı kurmamızı sağlayan değerler olmaları bakımından önemlidir. Toplumların varlıklarını sürdürebilmeleri, kimliklerine sahip çıkmalarına ve muhafaza etmelerine bağlıdır. Geleceğimizi hatırlayıp varlığımızı sürdürmemizi sağlayan el sanatları ürünlerini üreten sanatkarlar geçmişten günümüze Gaziantep’in il, ilçe ve köylerinde hep olmuş ve olmaya da devam edecektir.
Geleneksel Gaziantep El Sanatları, Anadolu'nun binlerce yıllık tarihinden gelen çeşitli uygarlıkların kültür mirasıyla, kendi öz değerlerini birleştirerek zengin bir alan oluşturmuştur. Geleneksel Gaziantep El Sanatlarını; Sedefçilik, Bakırcılık, Kutnuculuk, Aba Dokumacılığı, Yemenicilik, Antep İşi El İşlemeciliği, Gümüş İşlemeciliği, Antep kilim ve halı dokumacılığı, Küpçülük, Kuyumculuk, Semercilik, Zurnacılık ve müzik aletleri yapımcılığı, vb. olarak sıralayabiliriz. Bu geleneksel el sanatlarının tamamı Gaziantep’e özgü geleneksel el sanatlarıdır. Son yıllarda bu sanatlar yok olma tehlikesi altında olup, bu sanatları icra eden usta sayısı giderek azalmaktadır.

  • Sedef Kakma İşlemeciliği:

Bazı deniz hayvanlarının kabuğunda bulunan sert, beyaz ve gökkuşağı pırıltılı, fosforik özelliği olan maddeye “sedef”, bu maddeyi işleyen kişiye de “sedefkar” denilmektedir. Asırlardan beri bilinen sedef, zamanının tekniği ve milletlerin sanat anlayışına göre şekil almıştır. XV.yy.’dan sonra Osmanlılar döneminde Türk-İslam sanatının tamamen emrine giren sedef, geometrik desenlerin dizilişleri ile gelişimini sürdürmüştür. Hammaddesinde midye kabuğu, çeşitli teller ve ceviz ağacının kullanıldığı sedef sanatı asırlarca değişik motif ve desenlerle zenginleştirilerek mimari yapılarda (mescit, saray), mobilya ve çeşitli kullanım eşyalarında ve silah kabza süslemelerinde kullanılmıştır. Türkiye’de ilimizde yaygın bir şekilde sedef işlemeciliği yapılmakta ve üretilen sedef işlemeler Turistik bölgelere ve yurtdışına ihraç edilmektedir

  • Bakırcılık:

Gaziantep’te bakır işleme sanatının geçmişi bilinmese de bakır ve bakır işlemeciliğinin tarihi çok eskilere dayanmaktadır. Bakır sanatı, bakır ve çinkonun karışımından elde edilen maddelerin işlenmesiyle yapılır. Antep bakır işlemesinin özelliği, yekpare olarak imal edilmesi, lehim ya da benzeri bir yolla birleştirme yapılmamasından kaynaklanmaktadır. Bakır sanatı yaygın olup, kalaylanarak ev, mutfak ve süs eşyası olarak ilimizde yaygın bir şekilde sürdürülmektedir. Bakır mamullerinin işlenmesinde çakma ve çizme diye bilinen basit işleme yönteminin dışında, sadece ilimizde yapılan bir çekiç ve bir çelik kalemle yapılan işleme de kullanılmaktadır.

  • Kutnuculuk:

Kutnu kumaş dokumacılığı Anadolu'da ve Gaziantep’te çok eskiden beri yapılan ve yöremizde bir zamanlar çok önemli bir geçim kaynağı olan ve hala olmaya devam eden bir el sanatıdır. Tarihi bir değeri olan kutnu dokumacılığı, Türkiye’de yalnızca Gaziantep’te el tezgahlarında farklı şekillerde dokunan ipekli bir dokuma türüdür. 16.yy.’dan itibaren Gaziantep’te dokunan kutnu kumaşı, eskiden Anadolu’da özellikle alımlı giyinmek isteyen insanların hayallerini süslemiş, Anadolu Selçuklularından bu yana dokunan kutnu kumaşları Osmanlı padişahları tarafından da elbise olarak diktirilirmiş.
Tarihi değeri olan Kutnu, Türkiye’de yalnızca Gaziantep’te dokunan ipekli bir dokuma türüdür. Görkem, zarafet ve estetik ifade eden kutnu kumaşların hammaddesi suni ipek ve pamuk ipliğidir. İçinde sentetik hiçbir madde bulunmadığından oldukça sağlıklıdır. Tarihi çok eskilere dayanan kutnu, üretme sürecinde zahmeti ağır bir kumaş türüdür. Çeşitli boyaların içine defalarca batırılarak istenilen desen ve renge kavuşturulan kumaş, ne yazık ki artık zahmetiyle eşdeğer bir rağbet görmemektedir. Kutnu, Türkiye’nin pek çok bölgesinde yöresel giysilerin yapımında kullanılırken; turistik amaçlı, çanta, terlik ve çeşitli aksesuarlarla beraber, perdelik kumaş olarak da kullanılır. 
Kutnu kumaşı yapılırken belirli aşamalardan geçmektedir. İlk olarak bobin halinde olan ip, söküm işlemine tabi tutularak çile haline getirilir. Söküm işlemi için yörede devre adı verilen dört köşeli dolaplar kullanılır. Çözgü iplikleri çile haline geldikten sonra boyama işine geçilir. Yüz derecelik boya kazanlarında ipler boyayı emene kadar bekletilir. Kazandan çıkartılarak sıkılan iplikler kurutulduktan sonra dokuma sırasında kopmaması için mezekçilere gönderilerek düzeltilmesi ve kopukların ayrılması sağlanır. Daha sonra taharlanan yani taraktan geçirilen ipler dokumaya hazır hale getirilir. Daha çok el tezgâhlarında dokunan kutnu kumaşı, kutnu ve alaca olmak üzere ikiye ayrılır. Mecidiye, Hindiye, Zencirli, Kemha, Darcı, Sedefli, Mekkavi, Kürdiye, Cütari, Rehvancıoğlu, Kırkalem, Sultan, Osmaniye, Mehtap Mercan, Sedyeli, Çiçekli olmak üzere, 60’tan fazla çeşidi olan kutnunun hakim rengi sarıdır. Altın rengindeki sarı, kumaşa renk vermekle kalmaz aynı zamanda doğal bir parlaklık sağlar. Kırmızı, mor, yeşil, bordo, pembe, mavi ve siyah renklerin de tercih edildiği kumaş, eskisi kadar olmasa da kimi yörelerde halen giysi olarak kullanılmaktadır.  Şimdilerde kutnu kumaşı, yöresel bir kıyafet olarak kullanıldığı gibi, dekoratif amaçlı, çeşitli aksesuar, turistik giysi, çanta, terlik, perdelik kumaş ve folklor kıyafeti olarak da kullanılmaktadır.

  • Aba Dokumacılığı:

Aba geçmişte deve, öküz ve at tüyünden, keçi kılından ve koyunyününden dokunan özel bir erkek giysisidir. Günümüzde ise maliyetin düşürülmesi amacıyla polyesterden özel bir metotla dokunan, üzerinde çeşitli motiflerin bulunduğu, eskiden fakir kimselerin günümüzde ise halkoyunları ekiplerinde erkeklerin üstlerine giydikleri bir giysidir. Eskiden aba dokumasında kullanılan ipin en büyük özelliği doğal renkli oluşudur. Renkli dokunmak istendiğinde ise, abanın ipleri istenen renkte kök boyayla renklendirilirdi. Günümüzde ise, daha çok bordo renkli polyester ve değişik renklerde simli ipler kullanılmaktadır. Kilim desenlerinin yaygın olarak kullanıldığı görülmektedir. Bugün bu ustalardan sadece bir iki usta günümüze kalmış olup, son yıllarda bu el sanatının unutulmaması için Gaziantep Üniversitesi tarafından kurslar düzenlenmektedir. Abalar dokunduğu ipin ve kumaşın rengine, boyuna ve giyildiği yörenin ismine göre isimlendirilmektedir.

  • Yemenicilik:

Üstü kırmızı ya da siyah deriden, tabanı köseleden dikilen topuksuz ve sağlıklı ve rahat olan bir ayakkabıdır. Yemeni yurdumuzun diğer yörelerinde yazmaya verilen ad olmasına karşılık yöremizde ayağa giyilen bir çeşit ayakkabıya verilen addır. Gaziantep’te yemeniciliğe köşgercilik, yemeni dikenlere köşger, yemeni ustalarına da köşger ustası denilmektedir. Köşger kelimesi Farsça keşger kelimesinden gelmiş olup, ayakkabı yapan anlamına gelmektedir. Yemeni ilk defa Yemen’de Yemen-i Ekber isminde bir kimse tarafından icat edilmiş ve kendi ismini vermiştir. Yemeni esas olarak gön ve yüz olmak üzere iki kısımdan oluşmaktadır. Yemeni, sıhhatli bir ayakkabı olup, teri dışarıya vererek ayak kokusu yapmaz, insan vücudundaki elektriği toprağa vererek vücudu rahatlatır.

  • Antep işi:

Beyaz kumaş üzerine iplik sayılarak ve çekilerek yapılır. Çekilmiş ipliklerin beyaz, sarı, krem rengi ipliklerle sarılması ve örülmesi ile ajurlar tamamlanır. Antep işlerinin hangi yıllarda başladığı kesin olarak bilinmemektedir. Antep yöresinde ev hanımları tarafından yapıldığı için bu şekilde adlandırılmıştır. Bazı söylentilere göre de Gaziantep’te yaşayan azınlıklar tarafından yapılmış ve Avrupa piyasalarına sürülmüştür. Bugün Gaziantep halkı tarafından yaygın olarak yapılan işlemelerin eski Türk işlemeleri karakterini taşıması, bu işlemenin Antep’ in yerli halkı tarafından yapıldığını göstermektedir. Günümüzde işleme tekniği bozulmadan sim, renkli iplikler ve yardımcı nakış iğneleri kullanılarak farklı ve dikkat çekici işlemeler yapılmaktadır.

 

Mekan Duragi .Com

23 kez görüntülendi. / 5 ay önce eklendi.