Mekan Durağı | Arar | Bulur|Keşfeder |Yayınlar

Selinnin Mucize bebekleri…

Selinnin Mucize bebekleri…

Selin’nin Mucize bebekleri…

Herkesin kurduğu bir hayali vardır; benimkisi de ‘anne’ olmaktı… Evcilik oynarken de anneydim, hayal kurarken de. Ama kul kurar kader gülermiş diye bir laf var ya tamda benim için söylenmiş. Evlenmeden bir kaç ay önce sohbet ederken ‘’Ay aman evleneyim hemen çocuk yapacağım’’ demiştim. Annem de ‘’Allah nasip ederse de kızım’’ diye kızmıştı bana. Nereden bilebilirdim ki bunun için 4 sene savaş vereceğimi?

Evlendim; her şey çok iyiydi. Hemen çocuk istiyordum, tam 3 ay sonra günüm geçmişti ve beklenen haber gelmişti. ‘Hamileydim!’ Aman Allah’ım! Kan testleri, pozitif idrar testleri ve o meşhur çift çizgi! Hatta psikolojik olarak aş ermeye bile başlamıştım… Davullar, zurnalar ve bütün sülale öğrendi benim hamile olduğumu. O kadar iyiydim ki, o karın ağrısıyla gelen küçük kahverengi et parçasını görene kadar.

Hayatım; hatta hayatımızın dönüm noktasının başladığı gündü o kara gün. Ailecek yıkıldık ama en çok da ben yıkıldım. Neden? Niye benim başıma geldi? İnternetten araştırmaya başladım hemen. Büyük konuştum, annemi dinlemedim diye de kendimi suçluyordum.

Günler geçti ve annemin yıllardır tanıdığı bir profesöre gidip muayene oldum. Oturduk, konuştuk ve anlatmaya başladı… ’Hava şartları, egzoz dumanı, yediğin, içtiğin’ diye devam ediyordu ama ben onu dinlemiyordum bile. Benim aklımdan geçen tek şey; tekrar nasıl hamile kalabileceğim sorusunun cevabıydı!  Yeniden araştırmalara başladım. Sonra başka bir doktora gittim ve bana ‘yumurtalarını takip edelim bir bakalım eğer çoksa çatlatma iğnesi yaparız’ dedi. Tamam dedim, işte şimdi şansım arttı. İkiz bile olur şimdi çocuğumuz diye içimden geçiriyordum.

Bir kere denedik, iki kere denedik, üç kere denedik… Yumurta var; çatlıyor, büyüyor her şey oluyor ama benim çocuğum olmuyordu! Tabi ki bu süreç 1 yılı geçti…

Gittiğim diğer bir doktor hanım da benden test istemeye başladı. Bunun yanında pıhtılaşmalar, progesteron falan bayağı uzun bir liste oluştu elimde. Onları da yaptırdım ve sonucunda kanımda pıhtılaşma olduğunu öğrendim… Evet dedik, sorunu bulduk, çocuğun kanı sulanmadı ve bebeğimizi ondan kaybetmiştik. İlk hamile kalışımda iğne kullanacaktım ve bebeğim sağlıklı bir şekilde dünyaya gelecekti. Tabi ki hayallerim yine suya düştü… 2. bebeğimi de kaybettim. Ne iğne ne ilaç ne de başka bir şey kurtaramıyordu. Denediğimiz tüm şeylere rağmen 3. Bebeğim de beni bırakıp gitmişti ve ben yavaş yavaş tükenmeye başladım.

Etrafımdaki herkes hamileydi, herkesin çocuğu vardı. Dışarı çıkıyorum puset, markete giriyorum hamileler… Zaman geçiyordu ve insanlar da artık ‘onun olmuyor’ diye konuşmaya başlamışlardı bile. Anneme torunlarının videolarını göstermek için yarışan teyzeler, çocuğuna zarar veririm diye benden kaçıranlar ve tabii birde nispet yapanlar! Maalesef ki bunlar kaçınılmaz şeylerdi ve insan istemese de başına gelebiliyordu…

Yola Devam…

Bu süreç devam ederken ben yine yılmadan doktor araştırmalarıma devam ediyordum. Alanında çok başarılı, riskli bir gebelik doktoruna başlamıştım. Benden ilk olarak kromozom testi istedi ve beklemediğim şekilde bir bozukluk çıktı. ‘Ne yapacağız peki?’ dedim bitik bir halde… Artık yapacak tek bir şey vardı oda ‘tüp bebek’ dedi.

Oradan çıktım ve  annemin o çok güvendiği Profesör’e gittim. Elimdeki testleri göstererek, ‘bana tüp bebek dediler’ dedim! Elimde test, karşımda o adam ve ben bir ümit beklerken bana bir anda ‘Senin değil Türkiye Cumhuriyeti’nde, dünyanın hiç bir yerinde çocuğun olamaz’ dedi. Annemle ben büyük bir tokat yemiştik, sessizce çıktık odadan. Sokakta hem ağladık hem yürüdük…

Kendimi arabaların altına atmak istiyordum. Kurtulmak; her şeyi unutmak… Bitmiştim; ‘Daha beter bir acı olabilir mi?’ diyordum yürürken kendi kendime… Kendimi bir fastfood dükkanında buldum ve önüme aldım testi okudum, daha sonra da çok ünlü bir hastaneyi aradım. Genetik bölümü doktorunu istedim ve direk ‘bana senin çocuğun olmaz diyorlar’ dedim. Telefonda güldü ve bana ‘senin çocuğun olur üzülme’ dedi.

Hemen ertesi güne randevu aldım. Gittim, görüştüm üstelik hiç bir ücret ödemeden… Detaylıca konuştuk ve ‘evet tüp bebek yapılacak’ dedi ama kendiliğinden de olabilir; düşer düşer elbet bir tanesi tutar dedi.

Tüp Bebek Macerası Başlasın!

Ben çocuk sahibi olabilmek için tüp bebek konusunda çok kararlıydım da eşimi ikna etmek çok zor oldu. Bu süreçte bir de onu ikna etmek için çaba sarf ettim. Bu ikimiz için de yorucuydu! Tedaviye tanıdık bir doktorla başladım ve ilk başta hapla başlamaya karar verdi. Yumurtamın çoğalmama endişesi vardı ama doktor çoğalır dedi ve ben daha önce denedim dedim. Ama o dinlemedi ve sonuç olarak yarım kalan ilk tedaviyle başlamış olduk…

Sonra iğneli olarak başladık tedaviye ve yumurtalarım muhteşem şekilde çoğaldı, büyüdü, topladık. PGT sistemine karar verdiğimiz için genetiğe gönderdik. Bu süreçteki günler beni bitirdi resmen. Beklemek çok zor geldi ama sonunda iki tane güzel yumurtamın olduğunu öğrendim. Transfere gittim ve iyi olan bir yumurtam için transferi oldum!

Neredeyse 10 gün yataktan çıkmadım ve annem sağ olsun yatağıma yemeğimi bile getirdi, benimle çok ilgilendi.  10.gün annemi sonuçları öğrenmek için 5-6 tane test aldırmaya gönderdim ve testleri yapmaya başladım. O da ne! Silik çizgi göründü! Başarmıştım artık! Çocuğu olmaz denilen ben; 4. kez hamileydim! Her şey çok iyi giderken hareketsiz kalmam ve katı gıda yememden dolayı bir akşam kıvranmaya başladım ve karnımdaki yumruk ‘beni çıkart’ diye inletiyordu beni… Kaskatı kesiliyordum ama direniyordum bu acıya! Annem beni gördüğünde soğuk ter atarak yatağa uzatmış. Sabah uyandığımda çok daha kötüydüm, dayanamıyordum ve  doktoru aradım. İlaç vermesine rağmen duramıyordum yerimde ve acil ambulans çağırarak hastaneye gitmek istedim! Tüm çabalara rağmen bebeğim bu acılara dayanamadı ve 4 bebeğimde beni bırakıp gitti…

Bitmeyen umutlarım, yeni yol arkadaşlarım!

Kendime gelince tekrar doktoru aradım ve ne yazık ki ilgisiz bir şekilde ‘hormon aldın, biraz ara ver, biraz kilo ver ve sonra yine bakarız’ cevabını aldım. Koca bir fiyaskoyla geçen 3 yılın ardından Melina’nın annesine mail attım ve konuşmaya başladık. Sonra bir gün beni aradı ve çok uzun bir telefon görüşmesi yaptım onunla.

Sevgili Merve; sen vesile oldun evlatlarıma kavuşmama…

Onun başladığı hastaneye giderek yeniden inandırdım kendimi, yeniden motive ettim bu sürece! Yeniden başladım bu savaşa ve 2 sağlıklı, iyi durumda yumurtam vardı ama transfer sırasında yine sıkıntı yaşadık. Bütün ekip başımda ama transferim bir türlü olmuyordu. Aletler, stresten bir anda yükselen tansiyonum derken 1 saat 10 dakikada transferim ancak gerçekleşmişti. Annem transfer bittiğinde su içinde kaldığımı hatırlıyor. Transfer sonunda çok fazla şansımın olmadığını söylemelerine rağmen 12 gün sonraki kan testinde hamile olduğumun haberini aldım! Doktorlar bile sarılıp ağlıyorlardı…

Evet tüm bu zorlu sürecin sonunda bir değil 2 bebek annesi olacaktım, ikizlerim olacaktı! Ailecek hayaller kurmaya başlamıştık ki bir çamaşır asarken karnıma ani bir kramp girdiğinde her şey yeninde başa saracak gibiydi! Annemi çağırıyordum feryat figan, dışarıda yağmur ayağımda belki de ayakkabı bile yoktu. Koşarak hastaneye gittik, sedyeye yattım ama artık bebeklerim yoktu! Artık o kadar çok tükenmiştim ki anneme bağırdığımı hatırlıyorum ‘beni neden doğurdun!’ diye…

HER ÇOCUK ALLAH’IN MUCİZESİDİR

Biraz ara verip dinlenmek için İstanbul dışına çıktım ve döndüğümde doktorumu yeniden aradım. Yeni bir yöntem olarak rahmimin içine bakmayı ve histeroskopi yapmayı teklif etti. Hemen tedaviyi olmaya başladım ve öğrendim ki tek sebep rahimdeki bir bombelikmiş. Adet görmeyi beklediğim bir ay hamile olduğumun haberini aldım, 9 ay boyunca annem her gün iğnemi yaptı ve sonunda pespembe, dünyalar güzeli bir kızım oldu! Tabii ki o kadar kıymetliydi ki kimselere elletmedim, ben baktım. Gecelerce bir şey olacak diye sepetine bile sarılarak uyudum! Ve 4 ay sonra Allah’tan bir başka mucize daha oldu, bir erkek bebeğim olacaktı!

Şimdi bir kız, bir erkek annesiyim. İyi ki varsın Merve! Sen vesile oldun her şeye… İnşallah umut olur bu yazdıklarım umut bekleyenlere…

Sevgiler;

Selin

mekan durağı

23 kez görüntülendi. / 4 hafta önce eklendi.